Çalkaya Köyü  

Geri git   Çalkaya Köyü > Tarih > Türk Tarihi

Cevapla
 
Konu Araçları Stil
  #1  
Alt 01-10-2009, 07:05 PM
admin admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 80
Standart *kubİlay boŞuna mi Şehİt oldu?*



Tarih 23 Aralık 1930. Mustafa Kemal Atatürk bir yut gezisi
çerçevesinde Edirne ilindedir. O sabah bir telgraf gelir İsmet İnönü' den.
Bu haber haberlerin en kötüsü, en karasıydı: *"Menemen' de bir yedek
subayımız, gerici yobazlar tarafından boğazı kesilerek şehit edildi."*

Beyninden vurulmuşa dönmüştü Mustafa Kemal Atatürk. On yıl
düşman işgali altında inleyen Menemen, kendisini bağımsızlığına,
özgürlüğüne kavuşturan cumhuriyet yönetiminin sırtından bıçaklanması
olayına sahne oluyordu ve buna inanmak gelmiyordu içinden. Zira hep kahraman
olarak nitelemişti Menemen halkını. Şimdi ise cumhuriyeti sırtından
bıçaklayanlara alkış tutarken görüyordu onları. Çok çok acı verici bir
durumdu.

Kendisini "Mehdi" ilan eden Derviş Mehmet ve adamları 23 Aralık
Salı günü geldiler Manisa'dan Menemen'e, cumhuriyete karşı en büyük
eylemlerini gerçekleştirmek adına. Önce Müftü Mescidine girdiler, mescitte
asılı duran üzeri Arapça yazılı yeşil bayrağı da alarak Belediye Meydanına
geldiler. *"Din elden* *gidiyor,kafirler şapka giymemizi zorlayarak bizi
dinimizden ayırmaya çalışıyor"* diye bağırarak esnafı dükkanlarını kapatmaya
ve kendilerine katılmaya zorluyorlar. Ayrıca Derviş Mehmet, *"kendisinin
peygamber olduğunu, şeriatı yerine getireceğini, Menemen'in 70 000 Müslüman
askeri tarafından kuşatıldığını"* tehditkar bir şekilde ilan ederek halkı
şeriat bayrağı altında toplanmaya çağırıyordu. Bu emre uymayanların ise
kılıçtan geçirileceğini,askerin kendilerine silah atamayacağını, kendilerine
top ve merminin işlemeyeceğini söylüyordu.

Ayaklanan bu gerici topluluğun tehlikeli hareketlerini denetim
altına alabilmek amacıyla 43.Piyade Alayından P.Asteğmen Mustafa Fehmi
Kubilay görevlendirildi. Kubilay eratın cephane almasını dahi beklemeden 26
kişilik müfrezesiyle hareket etti. Olay yerine geline müfrezesine süngü
taktırdı ve erleri çavuşun denetimine bırakarak ayaklananların yanına gitti.
Derviş Mehmet ve ekibini uyardı ancak bu uyarıya silahla karşılık verdiler
ve Kubilay yaralandı. Bunun üzerine bekleyen müfreze irticai gruba ateş
açtı. Ancak silahlarında manevra mermisi bulunduğundan etkili olmadı. Mehdi
Derviş Mehmet ise *"Bakın bana mermi işlemiyor"* diyerek cüretini daha da
arttırdı. Ağır yaralı Kubilay'ın başını keserek gövdesinden ayırdı ve yeşil
bayrağın tepesine takarak Menemen sokaklarında dolaşmaya başladı. Olay
yerine toplananlar ise bu olanlar karşısında donuk, duygusuz ve seyirci
kaldılar. Ancak bu sıralarda makineli tüfeklerle donatılan iki bölük
Menemen'e geldi ve olayı bastırdı. Kendisine silah işlemediğini iddia eden
Derviş Mehmet de merminin nasıl işlediğini görmüş oldu.

Bu olaylar sonrasında Mustafa Kemal Atatürk bir Ege gezisi
sırasında şunları söylüyordu*: "Halkın saflığından yararlanarak ulusun
maneviyatına sataşan kimseler ve onların takipçi ve müritleri elbette
birtakım cahillerden ibarettir.Ulusumuzun önünde açılan kurtuluş ufuklarında
durmaksızın yol almasına engel olmaya çalışanlar,hep bu örgütler ve bu
örgütlerin üyeleri olmuştur.Türk ulusunun bunlardan daha büyük düşmanı
olmamıştır.Bunların varlığını hoşgörü ile kabul edenler,Menemen' de
Kubilay'ın başı kesilirken kayıtsız,ilgisiz izlemeye dayanan ve hatta
alkışlamaya cesaret edenlerle birdir."*

O gün Kubilay'ın başını keserek bayrak direği tepesinde
gezdirenler bugün yazıktır ki Türkiye Büyük Millet Meclisinde oturuyorlar. O
gün gerçekleştiremediklerini bugün gerçekleştirme yolundalar. Mecliste
çoğunluğu ele geçirmiş durumdalar. Üstelik önemli tüm mevki ve makamları da
ele geçirmeye başladılar. Yavaş yavaş şeriat kurallarını da getirmeye
çalışıyorlar. Tabii bunların başında da türbanı. Cumhuriyetimiz sırtından
bıçaklanıyor. Sesini çıkaran yok. Sesini çıkarmayanlar ise şaşkın bu aralar.
Zira g*özümüzün önünde Laik Cumhuriyetin Kaymakamı, her fırsatta laiklik
vurgusu yapan bir iktidarın atadığı bir Kaymakam, vatandaşları bayramlaşmak
için camiye çağırıyor. Hem de T.C. antetli kağıda yazılmış resmi yazıyla.
Şaşkınlar, çünkü kimse bu kadarını beklemiyordu. Yada bu kadar çabuk
beklemiyordu. Ancak ne beklediklerini de anlamıyorum. Bu Zihniyetin iktidar
olmasına sesini çıkarmayanlar, sonucu önceden aşikar bu durum karşısında
neden şaşkınlar ki?*

*Kendilerinde, Allah ile kul arasına girebilme yetkisi olduğunu ileri
sürebildikleri bir saygısızlık ve hedeflerinin ne olduğunun ayırdında bile
olamadıkları bir cahillikle cumhuriyetimize karşı ayaklanan bu uygarlık
düşmanları karşısında Kubilay, bir anıt sağlamlığıyla durmayı başarmıştır.
Kubilay gericilere karşı koymak adına şehit düşmüştür. Ancak bugün
baktığımızda **"Kubilay boşuna mı şehit oldu?"** demeden geçemiyoruz. Zira
bugün gericiler gemi azıya aldılar. O gün başaramadıklarını bugün başarmak
üzereler. Dur demenin vakti gelmedi mi hala?...*

* *

* *

*ARZU KÖK*
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:47 AM .


www.calkayakoyu.com